İLETİŞİMİN ANLAMI, ALINAN CEVAPTIR
- MÜNÜR ŞENAY
- 20 Tem 2025
- 3 dakikada okunur
İLETİŞİMİN ANLAMI, ALINAN CEVAPTIR
Yazan: Münür Şenay
Giriş
Nöro-Dilbilimsel Programlama (NLP), insan iletişimini hem zihinsel süreçler hem de dil kullanımı açısından inceleyen etkili bir yaklaşımdır. NLP’nin temel ilkelerinden biri olan “İletişimin anlamı, alınan cevaptır” ifadesi, iletişimi yalnızca gönderilen mesaj üzerinden değil, aynı zamanda bu mesajın nasıl alındığı üzerinden değerlendirmeyi önerir. Bu makalede bu ilkenin felsefi temeli, uygulamaları, iletişimdeki rolü ve etkili kullanım yolları ayrıntılı biçimde ele alınacaktır.
1. İlkenin Temel Anlamı
“İletişimin anlamı, alınan cevaptır” ilkesi, iletişimde sorumluluğun yalnızca mesajı doğru bir şekilde iletmekte değil, aynı zamanda mesajın nasıl algılandığını izlemekte olduğunu belirtir. Yani bir kişi ne kadar net konuştuğunu düşünürse düşünsün, karşı taraf mesajı farklı algılamışsa, bu iletişimin başarısız olduğu anlamına gelir.
Örnek:Bir öğretmen “Bu konuyu çok iyi açıkladım” diyebilir. Ancak öğrenciler anlamamışsa, öğretmenin açıklaması amacına ulaşmamıştır.
2. Felsefi ve Psikolojik Dayanak
Bu ilkenin altında şu varsayım yatar:İnsanlar kendi deneyimlerine, inançlarına, değerlerine ve zihinsel filtrelerine göre mesajları alır ve anlamlandırır. Yani iletişim süreci, düz bir aktarım değil, yorumlama sürecidir.
Her bireyin deneyim dünyası farklıdır. Bu da demektir ki aynı mesaj, iki farklı kişi için iki farklı anlama gelebilir. NLP burada, konuşanın empati kurmasını ve dinleyicinin tepkilerini gözlemleyerek iletişimini esnetmesini önerir.
3. Bu İlkenin Uygulamadaki Anlamı
a) Geri Bildirimi Takip Etmek
Bir mesaj verildikten sonra karşımızdakinin tepkisini izlemek, iletişimin anlamını kavramamız için esastır. Göz teması, yüz ifadesi, beden dili, ses tonu gibi unsurlar bize mesajın nasıl alındığı hakkında çok şey söyler.
b) İletişimde Esneklik
NLP’ye göre, iletişimde en etkili kişi, iletişim biçimini esnek şekilde değiştirebilen kişidir. Mesajın istenilen şekilde alınmadığını fark ettiğimizde, aynı mesajı başka kelimelerle, başka beden diliyle veya başka bir tarzda sunmak gerekir.
c) Anlatmak Değil, Anlatabilmek
Bu ilke bize “Ben söyledim, anlasaydı” gibi bir yaklaşımın sorumluluktan kaçmak olduğunu hatırlatır. Asıl sorumluluk, anlatmak değil, karşı tarafın anlamasını sağlamaktır.
4. Uygulama Örnekleri
A) İş Hayatında
Bir yöneticinin “Bu projeyi cuma gününe kadar bitirin” demesi, net görünebilir. Ancak çalışanlar bu talebin aciliyetini veya hangi detayların öncelikli olduğunu anlamamış olabilir. Yöneticinin, çalışanların ne anladığını kontrol etmesi gerekir.
B) Eğitimde
Bir öğretmen, dersi çok net anlattığını düşünebilir. Ancak öğrenciler farklı öğrenme stillerine sahiptir. Görsel, işitsel ve kinestetik öğrenme biçimlerine göre mesajı farklı sunmak gerekebilir.
C) Aile İletişiminde
Eşlerden biri diğerine “Sana değer veriyorum” diyebilir, ancak bu söz karşı tarafta bir anlam uyandırmazsa, iletişim eksik kalır. Duygusal bağ için karşı tarafın hangi davranışları ‘değer verme’ olarak algıladığı önemlidir.
5. Bu İlkenin NLP İle Uyumlu Olan Diğer İlkelerle İlişkisi
Bu ilke, NLP’deki şu diğer ilkelerle doğrudan ilişkilidir:
Harita, bölge değildir: İnsanlar gerçekliğe değil, kendi algılarına göre hareket eder.
Davranışların amacı vardır: Kimi zaman iletişimdeki yanlış anlamalar, kişinin kendi amacına hizmet eden bir zihinsel filtreyi kullanmasından kaynaklanır.
En fazla seçeneğe sahip olan sistem kontrolü elinde tutar: Bu ilkede de iletişimi farklı yollarla yönlendirme esnekliğine sahip olan kişi daha etkili olur.
6. Uygulayıcıya Tavsiyeler
Karşınızdakinin anlamasını beklemeyin, anladığından emin olun.
Sadece ne söylediğinize değil, ne anlaşıldığına odaklanın.
Aynı mesaj farklı biçimlerde sunulabilir: metafor, hikâye, soru, jest, örnek.
Geri bildirimi bir eleştiri olarak değil, bir yönlendirici pusula olarak kabul edin.
Dinleyin. Gerçek iletişim, dinleyerek yön bulur.
Sonuç
“İletişimin anlamı, alınan cevaptır” ilkesi, NLP’nin en güçlü ve uygulamaya en yatkın ilkelerindendir. Bu yaklaşım, bizi sadece kendimizi ifade etmeye değil, karşımızdakini anlamaya ve onun bizi nasıl algıladığını gözlemlemeye yönlendirir. Etkili iletişim, söylenenin doğruluğunda değil, anlaşılanın anlamında yatar.
NLP ile çalışan ya da iletişimi mesleki olarak kullanan herkesin bu ilkeyi içselleştirmesi, ilişkilerinde, liderliğinde ve değişim süreçlerinde fark yaratacaktır.
Yazan: Münür ŞenayNLP ve İletişim Uzmanı Adayı | Bilgeliğe Yolculukta Öğrenci


Yorumlar