top of page

SAKİNLİK EN BÜYÜK GÜÇTÜR. Stoacı ve Budist Perspektiften Derin Bir Yorum

  • Yazarın fotoğrafı: MÜNÜR ŞENAY
    MÜNÜR ŞENAY
  • 17 Kas 2025
  • 2 dakikada okunur

SAKİNLİK EN BÜYÜK GÜÇTÜR

Yazan:Münür Şenay

Stoacı ve Budist Perspektiften Derin Bir Yorum

İnsanlık tarihi boyunca güç, çoğu zaman dış dünyaya hükmetme becerisi olarak algılanmıştır. Oysa kadim öğretiler bize farklı bir gerçeği hatırlatır: Gerçek güç, dış dünyayı değil, iç dünyayı yönetebilmektir. Bu nedenle hem Stoacılık hem de Budizm; insanın hayattaki en büyük kudretinin sakinlik olduğunu söyler. Bu sakinlik, edilgen bir halsizlik değil; bilakis yüksek farkındalık, akıl berraklığı ve ruh disiplininin bir ürünüdür.

1. Stoacı Bakış Açısı: Sakinlik Aklın Kalkanıdır

Stoacılıkta temel ilke şudur:“Bizi üzen şeyler değil, onlar hakkındaki düşüncelerimizdir.”

Bir Stoacıya göre, insanın başına gelen olaylar kontrol edilemez; fakat o olaylar karşısında vereceği tepki tamamen kendi iradesindedir. Sakinlik, bu iradenin ta kendisidir.

Stoacılara göre sakinliğin gücü üç kaynaktan doğar:

a. Duyguların Yönetimi

Duygular, olayların ilk çarpma kuvvetidir. Sakinlik ise bu kuvveti yumuşatan bir amortisördür.Marcus Aurelius’un dediği gibi:“Zihnin bir anda sarsıldığını fark ettiğinde kendine dön. İçindeki dinginliğe sarıl.”

Stoacı, öfke, korku, panik gibi duyguların aklı kararttığını bilir. Bu nedenle duygularını bastırmaz; ama onları yönetir, yönlendirir. Sakin kaldıkça, gerçek çözümü görme şansı artar.

b. Kontrol İkiliği

Epiktetos’un meşhur öğretisi:“Kontrol edebildiklerine odaklan, edemediklerini bırak.”

Sakinlik, ancak insanın enerjisini doğru yere yönlendirmesiyle mümkün olur.Stoacı, her an kendine şunu sorar:“Bu durum benim kontrolümde mi?”Eğer cevap “hayır” ise, sakinliği korur; çünkü değiştiremeyeceği bir şeye kızarak aklını ve ruhunu tüketmez.

c. Akıl Üstünlüğü

Stoacılarda akıl, insanın en büyük gücüdür.Sakinlik, aklın tam kapasiteyle çalışabilmesinin kapısını açar.Panik halinde verilen kararlar çoğu zaman hata getirir; fakat sakinliğin getirdiği berraklık, en karmaşık problemleri bile çözebilir.

2. Budist Bakış Açısı: Sakinlik Bir Aydınlanma Halidir

Budizm’de sakinlik yalnızca bir ruh hali değil; zihnin arınmış, öz benliğin uyanmış olduğu bir aydınlanma seviyesidir.Bu nedenle Budizm’de sakinlik = şiddetsizlik, farkındalık ve iç özgürlük demektir.

a. Zihnin Dalgalarının Durması

Buda zihni bir göle benzetir.Dalgalar ne kadar çoksa, suyun dibi o kadar görünmez. Ancak su durulunca gerçeklik ortaya çıkar.Sakinlik, zihinsel dalgaların dinecek kadar farkındalıkla yönetilmesidir.

Meditasyonun tüm amacı bu dinginliği öğretmektir.Budist düşüncede, sakinlik pasiflik değil; yüksek bilinçte kalabilme becerisidir.

b. An’a Odaklanmak

Budist anlayışta insanı üzen şey geçmişin pişmanlıkları veya geleceğin kaygılarıdır.Sakinlik yalnızca “şu an”a dönmekle mümkündür.Şimdiki ana dönen kimse, zihnini gereksiz yüklerden arındırır ve kendini özgürleştirir.

c. Şefkat ve Şiddetsizlik

Budizm’de en güçlü insan, başkasına zarar vermeyen, hatta kendini bile yargılamayan kişidir.Sakinlik, başkalarının davranışlarına öfkeyle değil anlayışla yaklaşmayı sağlar.Gerçek güç budur:Zarar verebilecekken zarar vermemek; kırılabilecekken kırmamak; incinebilecekken yine de şefkati seçmek.

3. Stoacılık ile Budizmin Buluştuğu Nokta: İçsel Sükûnet Bir Süper Güçtür

Her iki öğreti de farklı coğrafyalarda doğmuş olsa da aynı hakikati dile getirir:

Gerçek güç dışarıda değil, insanın kendi içindedir.

Sakinlik;

  • aklı keskinleştirir,

  • ruhu özgürleştirir,

  • öfkeyi çözer,

  • korkuyu hafifletir,

  • doğru karar verme yeteneğini güçlendirir,

  • insanın hem kendisine hem başkalarına şefkatle davranmasını sağlar.

Sakin bir insan kolay sarsılmaz.Kolay kırılmaz.Kolay yönlendirilmez.Kolay incinmez.Ve en önemlisi:Sakin bir insan, kendi hayatının efendisidir.

Sonuç: Sükûnetin Gücü

Sakinlik, duyulara hâkim olmak, zihni berrak tutmak ve duyguların esiri olmamaktır.Stoacıya göre bu aklın üstünlüğüdür.Budiste göre ise ruhun uyanışıdır.İkisinin ortak noktası ise şudur:

Sakinlik zayıflık değil; en derin ve en yüksek güçtür.

Bu gücü kazanan insan, hem kendi iç dünyasını hem de dış dünyadaki hayatını güçlü bir şekilde yönetir.

 
 
 

Son Yazılar

Hepsini Gör

Yorumlar


bottom of page