top of page

Stoacılıkta Kontrol İkilemi: Hayatın Merkezinde Ne Vardır?

  • Yazarın fotoğrafı: MÜNÜR ŞENAY
    MÜNÜR ŞENAY
  • 14 Tem 2025
  • 2 dakikada okunur

Stoacılıkta Kontrol İkilemi: Hayatın Merkezinde Ne Vardır?

Yazar: Münür Şenay

Giriş

Stoacılık, Antik Yunan'dan günümüze ulaşan en etkili felsefi öğretilerden biridir. Bu öğreti, bireyin yaşamı boyunca karşılaştığı acılar, zorluklar ve belirsizliklerle nasıl başa çıkması gerektiği üzerine yoğunlaşır. Stoacılığın merkezinde yer alan kontrol ikilemi, bireyin yaşamındaki şeyleri ikiye ayırmasını önerir: kontrol edebileceğimiz şeyler ve kontrol edemeyeceğimiz şeyler. Bu temel ayrım, hem etik bir rehber hem de psikolojik bir kalkan görevi görür.

Kontrol İkileminin Tanımı

Stoacılığın kurucularından Epiktetos, bu ikilemi şu cümleyle özetler:

“Bazı şeyler bize bağlıdır, bazıları ise bağlı değildir.”

Bu ayrım, Stoacı felsefenin en temel taşlarından biridir. Stoacılara göre, insanın mutluluğu veya ıstırabı, dış koşullardan değil, bu koşullara verdiği tepkiden kaynaklanır. Bu nedenle birey, yalnızca kendi zihinsel ve ahlaki eylemlerini kontrol edebileceğini kabul ederek ruhsal bir özgürlüğe ulaşır.

Kontrol Edilebilenler ve Edilemeyenler

Kontrol Edilebilenler:

  • Kendi düşüncelerimiz

  • Tepkilerimiz

  • İsteklerimiz

  • İnançlarımız

  • Seçimlerimiz

Kontrol Edilemeyenler:

  • Başkalarının davranışları

  • Hava durumu

  • Hastalıklar

  • Ölüm

  • Geçmiş olaylar

  • Şans ve talih

Bu ayrım, insanın yaşam karşısında daha dengeli ve huzurlu olmasını sağlar. Örneğin, bir Stoacı için haksızlığa uğramak üzücü değil, o haksızlık karşısında ne yaptığının etik değeri önemlidir.

İkilemin Psikolojik Yansıması: Duygularla Başa Çıkma

Modern psikolojide bilişsel davranışçı terapi (CBT), Stoacı kontrol ikilemiyle doğrudan ilişkilidir. Epiktetos'un felsefesi, "Olaylar değil, onlara yüklediğimiz anlamlar bizi üzer" ilkesine dayanır. Yani duygularımız, olaylardan değil, bu olaylara zihnimizin verdiği anlamdan doğar.

Bu anlayış sayesinde birey;

  • Olayları kişiselleştirmekten kaçınır.

  • Kendi zihinsel yorumlarını sorgular.

  • Kontrol dışı alanlara enerji harcamaz.

Kontrol İkilemi ile Etik Yaşam

Stoacılık yalnızca bir psikolojik rahatlama yöntemi değil, aynı zamanda bir ahlaki duruş biçimidir. Kontrolümüzde olan tek şeyin ahlaki karakterimiz olduğunu kabul etmek, bizi dış dünyanın etkilerinden arındırarak erdemli bir yaşama yönlendirir.

Bu bağlamda Stoacılık, dört temel erdemi ön plana çıkarır:

  1. Bilgelik: Ne kontrol edilebilir, ne kontrol edilemez, bunu ayırt edebilme becerisi.

  2. Cesaret: Kontrolümüzde olan şeyleri yapmakta kararlı olmak.

  3. Ilımlılık: Dürtülerimizi kontrol etmek.

  4. Adalet: Diğer insanlara hak ettiklerini vermek.

Günlük Yaşamda Kontrol İkilemini Uygulamak

1. Güne Stoacı bir sorguyla başlamak:

Bugün karşılaşabileceğim olaylardan hangileri benim kontrolümde? Hangileri değil?

2. Duygusal mesafe kurmak:

Bir olay karşısında içgüdüsel değil, bilinçli tepki vermeye çalışmak.

3. Günlük yazım ve yansıtma:

Günün sonunda kendinize şu soruyu sormak: “Bugün kontrolümde olmayan neye üzülüp zaman kaybettim?”

Eleştiriler ve Yanlış Anlamalar

Bazı eleştirmenler, Stoacılığın insanı duygusuzluğa ittiğini ileri sürer. Ancak bu doğru değildir. Stoacılık, duyguların bastırılmasını değil, onların yönetilmesini önerir. Korku, öfke veya üzüntü gibi duygular doğal kabul edilir. Ancak bu duyguların bizi yönlendirmesine izin vermek, Stoacı bakış açısından zayıflıktır.

Sonuç

Kontrol ikilemi, Stoacı felsefenin yalnızca teorik değil, pratik ve dönüştürücü bir ilkesi olarak öne çıkar. Birey, neyi kontrol edebileceğini fark ettiğinde, içsel bir özgürlük kazanır. Stoacı bilgelik, bu farkındalıkla birlikte gelişir.

Epiktetos’un da dediği gibi:

“Doğa, elimizde olmayan şeyler hakkında üzülmemizi değil, elimizdekileri iyi kullanmamızı ister.”

Hayatın kontrol edemediğimiz yönlerini kabullenmek, aslında en derin ve kalıcı özgürlüktür.

Yazar: Münür Şenay

 
 
 

Son Yazılar

Hepsini Gör

Yorumlar


bottom of page